Başkan Özkaya: Mahkememiz, örnek alınan ve örnek gösterilen bir mahkeme
Bir dizi ziyaret için Mersin'e gelen Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesi'nde öğrencilerle buluştu. Buluşmada Başkan Özkaya'ya Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Üniversitesi Rektörü Erol Yaşar, akademisyenler eşlik etti. Çok sayıda öğrencinin katıldığı söyleşide bilgi ve tecrübelerini aktaran Özkaya, Anayasa hakkında bilgiler verdi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 177 asıl, metne işlenmiş 21, metne işlenmemiş 2 geçici maddesi ve bir de başlangıç metni bulunan bir temel yasa olduğunu kaydeden Özkaya şöyle devam etti:
"Bugüne kadar anayasamızı okumadıysanız diğer hususlarla birlikte hepimizin temel hak ve özgürlüklerini de düzenleyen bu metni bir kez olsun okumanızı tavsiye ediyorum. Anayasa, devletin temel organlarının kuruluş ve işleyişini düzenleyen, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan ve hukuk düzeninin en üst normunu oluşturan temel kanundur. Ancak anayasa yalnızca hukuki bir metin değildir. Aynı zamanda toplumun ortak değerlerini, birlikte yaşama iradesini ve gelecek tasavvurunu yansıtan bir toplumsal sözleşmedir. Anayasa, bir yandan devlet organları arasındaki denge ve denetim mekanizmasını kurarken diğer yandan bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma altına alır. Böylece hem hukuki güvenliğin hem de toplumsal barışın temel dayanağı hâline gelir. Bu yönüyle anayasa hukuku, sadece teknik bir hukuk dalı değil aynı zamanda devletin meşruiyetini, bireyin onurunu ve toplumun ortak değerlerini bir arada yaşatan dinamik bir düşünce alanıdır. Anayasa hukuku, konuları itibarıyla üç temel eksen üzerinde şekillenir; devlet, insan ve bu ikisi arasındaki ilişkiyi kuran anayasa yargısı. Bu üç alan, her ne kadar kendi içinde bağımsız birer inceleme konusu olsa da birbirini tamamlayan ve bir bütün oluşturan alanlardır. Anayasaların varlık sebebi, devlet gücünü sınırlamak ve bireyin haklarını güvence altına almaktır. Çünkü tarih boyunca edinilen tecrübeler göstermiştir ki sınırlandırılmayan güç zamanla keyfiliğe dönüşebilmekte ve keyfilik de özgürlükleri ve adaleti tehdit edebilmektedir. İşte bu nedenle modern demokrasilerde devletin de hukukla bağlı olması mutlak bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir. Bu anlayışın adına da hukuk devleti denilmiştir" diye konuştu.
'HİÇ KİMSE HUKUKUN ÜSTÜNDE DEĞİLDİR'
Hukuk devletinin tüm işlem ve eylemlerinde hukuka bağlı olan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan, yargı denetimini kabul eden ve adaleti esas alan devlet olduğunu ifade eden Özkaya, "Bu benim kişisel görüşümdür. Hukuk devleti; tüm işlem ve eylemlerinde hukuka bağlı olan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan, yargı denetimini kabul eden ve adaleti esas alan devlettir. Hukuk devletinde hiç kimse hukukun üstünde değildir. Devlet gücünü kullananlar da dâhil olmak üzere herkes hukuka uygun davranmak zorundadır. Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri temel hak ve özgürlüklerin etkili şekilde korunmasıdır. Yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı ve daha birçok hak; insan onurunun korunmasının vazgeçilmez araçlarıdır. Bu haklar yalnızca bireyin devlete karşı sahip olduğu güvenceler değildir. Aynı zamanda demokratik toplum düzeninin de temel dayanaklarıdır" ifadelerini kullandı.
'ANAYASA YARGISI, ANAYASAL DÜZENİN DEVAMLILIĞINI TEMİNAT ALTINA ALAN BİR MEKANİZMADIR'
Anayasa Mahkemelerinin anayasanın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını korumakla görevli yüksek mahkemeler olduğunu dile getiren Özkaya, şunları söyledi:
"Anayasa Mahkemelerinin asli görevi, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alarak egemenlik yetkisinin kullanımını demokratik ilkeler çerçevesinde belirleyen ve toplumsal sözleşme olarak adlandırılan anayasaların işlevselliğini sağlamaktır. Anayasa yargısı, demokratik hukuk devletinin en önemli güvencelerinden biridir. Çünkü anayasa yargısı sayesinde devlet gücünü kullanan organların işlem ve tasarruflarının anayasal sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı denetlenebilmekte, temel hak ve özgürlükler etkili bir koruma altına alınabilmektedir. Esasen anayasa yargısı, çoğunluğun iradesi ile bireyin hakları arasında denge kuran, kuvvetler ayrılığı ilkesinin işlerliğini sağlayan ve anayasal düzenin devamlılığını teminat altına alan bir mekanizmadır. Tarihî tecrübeler göstermiştir ki anayasal denetimin bulunmadığı veya etkili şekilde işlemediği sistemlerde temel hak ve özgürlüklerin korunması güçleşmekte, kamu gücünün keyfî kullanımına karşı bireylerin güvenceleri zayıflayabilmektedir. Bu nedenle anayasa mahkemeleri yalnızca hukuki uyuşmazlıkları çözen kurumlar değil; aynı zamanda özgürlüklerin, hukuk devletinin ve demokratik anayasal düzenin korunmasına hizmet eden anayasal güvence mekanizmalarıdır. Bu bakımdan Anayasa Mahkemelerinin temel görevi yalnızca anayasal kuralların uygulanmasını sağlamak değil aynı zamanda insan onuruna dayanan, temel hak ve özgürlükleri esas alan hukuk devletinin yaşatılmasına katkıda bulunmaktır."
'MAHKEMEMİZİN ELİNDE DERDEST VAZİYETTE 102 BİN CİVARINDA DOSYA VAR'
Şu anda Anayasa Mahkemesi’nin elinde derdest vaziyette 102 bin civarında dosya olduğunun bilgisini veren Özkaya, şöyle devam etti:
"Mahkememizin dosyaları inceleme sırası ve kriterlerine ilişkin konular zaman zaman kamuoyunda gündeme geliyor. Şu anda mahkememizin elinde derdest vaziyette 102 bin civarında dosya var. Mahkememizin karar kapasitesi kendimizi ne kadar zorlasak da, teknolojiden ne kadar yararlansak da şu anki imkanlarımızla 70-75 bin bandında. Dolayısıyla ister istemez bir miktar teraküm oluşuyor. Gelen başvuruların önemli bir kısmı 'kabul edilemezlikle' sonuçlanacak nitelikte başvurular. Dolayısıyla onların ayıklanıp nitelikli başvuruları daha ayrıntılı inceleyebilmemiz için çeşitli yöntemler geliştirmemiz gerekiyor. Hangi dosyayı ne zaman inceleyeceğiz konusunda ana kuralımız, 'ilk giren ilk çıkar' prensibi. Bizler Anayasa Mahkemesi olarak kararlarımızı hukukun çizdiği sınırlar içinde vicdanımızın sesine kulak vererek, merkezinde yalnızca objektif adaletli olduğu bir anlayışla şekillendiriyoruz. Tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerimizi bu anlayış içinde yürütüyoruz. Anayasa Mahkememiz de iç hukuk sistemimizdeki çalışmalarının yanı sıra uluslararası alanda da etkin faaliyetler yürütmektedir. Bu çerçevede uluslararası hukuk camiasında üstlendiği roller kapsamında çok sayıda etkinliğin yöneticisi ve paydaşı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bunların yanı sıra 35 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Tüm bu çalışmaların merkezinde yer alan Mahkememizin, çok sayıda ülkenin yüksek yargı organlarınca ve uluslararası kuruluşlarca örnek alınan ve örnek gösterilen bir mahkeme olarak dikkat çektiğini gururla söyleyebilirim."
Konuşmaların ardından Başkan Özkaya'ya hediyeler taktim edildi. Mersin'in Tarsus ilçesinde eğitim gördüğü dönemdeki öğretmenleriyle buluşan Özkaya, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için Google hesabınızla giriş yapın
Kimliğinizi doğrulamak ve yorumunuzu güvenli şekilde iletmek için Google ile giriş yapmanız gerekmektedir.
Google ile Giriş Yap