Son Dakika
Mahkeme, CHP'nin 38. Kurultayı'nı iptal ederek, Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine iadesine karar verdi.
Günün en sıcak gelişmeleri yayında • Yeni paylaşımlar için sayfayı yenilemeyi unutma!
Gündem Haber
Anasayfa / Gündem / Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir""
Gündem

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir""

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir""

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sektörün beklentilerini karşılamak üzere Mesleki Eğitim Merkezlerini (MESEM) hayata geçirdiklerini belirterek, "Biz bir iş yeriyle protokol imzalarken ve çocuğumuzu gönderirken öncelikli şartımız şudur. İş sağlığı ve iş güvenliği açısından uluslararası standartların sağlanması, Çalışma Bakanlığımızın prensipleri ve illerde valilikler tarafından oluşturulan komisyonların kararlarıyla ’Gerekli tedbirler alınmıştır’ şartıyla çocuklarımızı işbaşı eğitimlerine staj eğitimi için gönderiyoruz. Bu, bizim kırmızı çizgimizdir" dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile işadamları arasında "Mesleki Eğitimde İstihdam Odaklı İş Birliği Protokolü" imzalandı. Protokolün, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarının istihdama geçişini hızlandırması, işgücünün niteliklerini sektör ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirmesi, mezunların istihdam oranını artırması, genç nüfusun sürekliliğini ve aile hayatının önemini desteklemesi hedeflediği belirtilirken, Beşiktaş’taki İSOV-Dinçkök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir tören düzenledi. Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2014 yılında ’proje okul’ diye bir kavram ürettik. Ve mesleki teknik eğitimde okullarımızın programlarını sektörle beraber yapabildiğimiz, okullarımızdaki eğitim öğretim kadrosunda sektörden deneyimli kişiler, eğitimleri uygun olan kişilerle desteklediğimiz bir süreci başlattık. Bu bizim açımızdan çok önemli bir adımdı. Sonra oturduk, dedik ki, ’Meslek liselerini cazip hale getireceğiz. Çocuklarımız bu anlamda üretime katkı versinler. Ama bunu verirken de iyi yetişsinler’ İyi yetişmelerinin önemli şartlarından bir tanesi ne? Sahada, iş başında eğitim alabilmeleri. Bunu da sektörle konuştuğumuzda sektörden şöyle talepler geldi. ’Bize gönderdiğiniz çocuklar, biz onlarla iş yerlerimizde onların eğitimine katkı sunabiliriz. Ama bunların ücretlerinin ödenmesi konusunda bize destek olun’ talebi geldi. Biz oturduk, asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si kadar iş başı eğitimleri için iş yerlerine giden çocuklarımıza, genel bütçeden ödeme ilkesi başlattık" ifadelerini kullandı.


Sektörün beklentilerini karşılamak üzere Mesleki Eğitim Merkezlerini (MESEM) hayata geçirdiklerini ve bunu zorunlu eğitimin bir parçası haline dönüştürdüklerini, 12 yıllık zorunlu eğitimle birlikte öğrencilerin mesleki ve teknik eğitim alarak eski adıyla "çıraklık eğitimi" olarak tanımladıkları eğitimi almalarını sağladıklarını ifade etti.



"İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir"


Muhalefetin yaptıkları bu çalışmalara eleştiri getirdiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İki konuda eleştiriyorlar. Biri, ’Niye sivil toplum örgütleriyle, iş dünyasıyla iş birliği yapıyorsunuz?’ Bunun zararını görmedik. Sektörle birlikte yürümek ve sorumlulukları paylaşmak, çağdaş kamu yönetiminin en temel ilkelerinden biridir. Bu yüzden bizimle yol yürümek isteyen tüm meslek örgütlerine, iş dünyasına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. İkinci eleştiri konusu, MESEM’lerde yaşanan kazalarla ilgilidir. Bu, bizim en hassas olduğumuz konulardan biridir. Biz bir iş yeriyle protokol imzalarken ve çocuğumuzu gönderirken öncelikli şartımız şudur. İş sağlığı ve iş güvenliği açısından uluslararası standartların sağlanması, Çalışma Bakanlığımızın prensipleri ve illerde valilikler tarafından oluşturulan komisyonların kararlarıyla ’Gerekli tedbirler alınmıştır.’ şartıyla çocuklarımızı işbaşı eğitimlerine staj eğitimi için gönderiyoruz. Bu, bizim kırmızıçizgimizdir. En küçük bir yanlış uygulama, eksiklik veya dedikodu duyduğumuz anda o iş yeriyle protokolü derhal sonlandırıyoruz ve çocuklarımızı göndermiyoruz. Bizler de bir babayız, anneyiz. Bizler de ebeveyniz ve bu çocukların bize emanet olduğunun farkındayız. Dolayısıyla bu tedbirlerin alınmadığı hiçbir iş yerine herhangi bir çocuğumuzu emanet asla etmeyiz. Bu tedbirleri de alıyoruz. Bu da yeter mi? Yetmez. Rutin aralıklarla, bir hafta, 10 günlük periyotlarla iş başı eğitimi için iş yerine giden çocuklarımıza, okullarında, kayıtlı oldukları okullardan, koordinatör öğretmen olarak kendisine tanımladığımız öğretmen arkadaşlarımızın çocukları mutlaka kontrol etmeleri talep edilir. Öğretmen arkadaşlarımız giderler, çocukları iş yerinde ziyaret ederler" şeklinde konuştu.


Yazar
Umut B. Yönetici
22.05.2026 16:31
Kaynak: İHA
Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için Google hesabınızla giriş yapın

Kimliğinizi doğrulamak ve yorumunuzu güvenli şekilde iletmek için Google ile giriş yapmanız gerekmektedir.

Google ile Giriş Yap
İlk yorumu siz yapın.